Results

Oyak Çimento Fabrikalari AS

01/22/2019 | Press release | Archived content

Atığa Değer Katılmalı - Galip Tekiner

Ülkemizde çevre bilincinin artması ile hayatımıza plastikleri ve kartonları ayırma, pilleri toplama, geri dönüşüm, yeşil okullar gibi kavramların girmesinin üstünden epey zaman geçti. Ancak hala bilinç ve çevresel performans açısından istenen ve beklenen seviyelere ulaşamadık. Son dönemde ise 'Sıfır Atık Projesi' sayesinde, çevre bilincinin artırılması ve farkındalığın yoğunlaştırılmasına ilişkin faaliyetler ivme kazanmıştır. Bu anlamda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın yoğun çaba ve desteği vardır. Hatta bu amaç ile bakanlığımız radikal organizasyonel değişiklikler bile yapmıştır.

Devlet kanunları ve genelgeleri çıkarırken, özel sektör ve belediyeler de artan atık probleminin çözümü için çalışmalar yapıyor. Ancak hala ürettiğimiz atıkların ekonomiye faydalı, olumsuz çevresel etkilerini minimuma indiren çözümleri bütün ülkeyi kapsayacak şekilde hayata geçirdiğimizi söyleyemeyiz. Bu anlamda Sıfır Atık Projesi'nden beklentilerin yüksek olduğu da unutulmamalıdır. Bakanlığımızın Çevre Kanunu'nda yaptığı radikal değişiklikler ile hem Türk çöpünün biraz olsun miktarının azalacağı hem de karekterizasyonunun değişeceği bir gerçektir.

Ülkemizde Atık Problemi

Atık probleminin boyutlarını kavramak için önce birtakım istatistiklere bakmakta fayda var. TUİK 2016 yılı verilerine göre ülkemizde yaşayan bir kişi ortalama olarak günde 1.17 kg atık üretiyor. Bu rakama bakarak çok fazla atık oluşmadığı düşünülebilir. Ancak 2016 yılında yaklaşık olarak 31.600.000 ton evsel atık üretilmiştir. Düşünün ki, bir günde 94.770 ton çöp oluşan ve bu çöpü de yaklaşık olarak 7.900 adet kamyon ile toplayıp taşımaya çalışan bir ülkedeyiz ve bu çöp sorununa bir çözüm oluşturulmadığı takdirde her gün bu miktarın biriktiğinin de unutulmaması gerekmektedir. Bu kadar enerji harcanarak toplanan çöplerimizin de yine büyük maliyetler ile vahşi veya düzenli depolamalarda çürümeye bırakılması, ülkemiz için ayrıca bir değer kaybıdır.

Atık probleminin çözümünde atık oluşumunu önlemek ve atıkları kaynağında azaltmak atıklardan kazanılan enerji ve malzeme konusunda en verimli stratejiler olup atığın yönetiminin temel ve ana prensibidir.

Atık, önce kaynakta önlenmeli. Yani mümkünse atık oluşumu engelenecek projeler yapılmalı, değilse kaynağında azaltım metodojileri oluşturulmalıdır. Atık Önleme ve Kaynakta Azaltma, Atık yönetim stratejilerini özetleyen Atık Hiyerarşisi Ters Piramidi'nin (Şekil 1) ilk uygulanması gereken metodları olarak en tepededir. Geri Dönüşüm ise malzemelerin tekrar kullanımı ve enerjiden tasarruf konusunda üçüncü sırada yer alırken, atıkların diğer endüstriyel üretim tesislerinde üretim süreçleri içerisinde enerji girdisi olarak kullanılması listenin ortalarında yer almaktadır.

Şekil 1: Atık Hiyerarşisi Ters Piramidi

Atıkların yakılması, düzenli depolama alanlarında depolanması ya da çöplüklere gelişi güzel atılması ise en az tercih edilen hatta çağımız teknolojileri ile terkedilmeye başlanan diğer üç stratejidir.

Ülkemizde tüketiciler geri dönüşüm konusunda bilinçlendirilirken, kaynakta azaltma ve atık üretiminin önlenmesi hala gerekli ilgiyi görmemektedir. Bu konuda, kaynakta azaltım ve atık üretiminin önlenmesine yönelik bilinçlendirme eğitimleri verilmelidir. Belediye ve kamu kuruluşlarının önem göstermesi gereken çöplerin toplandıktan sonra değerlendirilmesi adımlarında da benzer eksikliği görmek mümkün. Yine 2016 yılı TUİK verilerine göre belediyelerin topladığı evsel atıkların çok önemli miktarının düzenli depolama alanlarında ve çöplüklerde toplandığı görülmektedir. (Şekil 2). Oysa bu atıklardan enerji üreterek atıkları hem ekonomiye kazandırmak hem de çevresel etkileri en aza indirmek mümkündür.

Şekil 2: 2016 Yılı Belediye Atıklarının Bertaraf/Geri Kazanım Yöntemlerine Göre Dağılımı (%)

Özellikle belediye atıklarının yönetiminde gelişmiş ülkeler seviyesine çıkmak için Atık Toplama, Entegre Atık Geri Dönüşüm ve Düzenli Depolama safhasına geçmekte olan ülkemiz, bu alanda Tam Entegre Geri Kazanım ve Geri Dönüşüm Metodojilerini hedeflemelidir. Ancak, ülkemizde atığını hala Toplama Vahşi Depolama ve Toplama Düzenli Depolama safhaları ile yöneten birçok belediyemiz vardır. Bu anlamda alınacak daha çok yolumuzun olduğu bilinmelidir.

Atık yönetimi genel ilkeleri doğrultusunda atıkların öncelikli olarak kaynağında azaltılması, geri kazanımı, enerji geri kazanımı ve son olarak bertaraf yöntemlerine yöneltilmesi gerekmektedir.

2013 yılı itibariyle, belediye atıklarında AB-28 ülkeleri ortalaması olarak geri dönüşüm ve kompostlaştırma payı %41,8 olmuştur. 2016 yılı itibariyle Türkiye'de bu rakam %9,8'dir.


Atıktan Enerjiye Giden Yol

Günümüzde gelişmiş ülkelerde atık problemlerinin çözümünde sıklıkla kullanılan atıklardan biyometanizasyon metodu ile biyogaz üreterek ya da evsel atıkların ön işlem sonucu ayrıştırılarak polimerik fraksiyonu yüksek yanabilir atıklardan ATY (Atıktan Türetilmiş Yakıt) üreterek, çimento alçı fabrikaları ya da termik santrallerin kazan ve fırınlarında Birlikte Yakma olarak kullanılan fosil yakıtların yerine Atıktan Türetilmiş Yakıt (ATY) kullanarak atıktan enerji elde etmeye yönelik çözümler geliştirmişlerdir.

Şekil 4: Örnek Evsel Biyogaz Üretim Şeması

Biyogaz: Biyogaz; organik maddelerin oksijensiz ortamda bozunması sonucu ortaya çıkan gazlara verilen isimdir. Diğer bir ifade ile organik bazlı atık/artıkların oksijensiz ortamda mikrobiyolojik floranın etkisi altında (anaeorobik) fermantasyonu sonucu ortaya çıkan renksiz - kokusuz, havadan hafif, parlak mavi bir alevle yanan ve bileşimininde organik maddelerin bileşimine bağlı olarak yaklaşık; % 40-70 metan, % 30-60 karbondioksit, % 0-3 hidrojen sülfür ile çok az miktarda azot ve hidrojen bulunan bir gaz karışımdır. Gübre, belediye atıkları, kanalizasyon suları ya da tarla atıkları gibi bölgesel olarak kolayca bulunabilen hammaddelerden üretilen biyogaz, güneş ve rüzgâr enerjisi gibi yenilenebilir ve sürdürülebilir bir enerji kaynağıdır.

Şekil 5: Örnek Evsel Biyogaz Üretim Şeması

Biyogaz genel olarak metan (CH4), hidrojen (H) ve karbon monoksit gazlarını içerir. Bu gazların yanması sonucunda ortaya çıkan ısı enerjisi evleri ısıtma, yemek pişirme gibi amaçlarla kullanılabileceği gibi elektrik üretimi içinde kullanılabiliyor. Sıkıştırılan biyogaz tıpkı doğalgaz gibi motorlu taşıtlarda benzin ya da mazot yerine yakıt kaynağı olarak da kullanılabilmesi nedeni ile şehirlerin daha yaşanılabilir, havası solunabilir olmasını sağlayacak önemli bir alternatif yakıt.

Sadece şehirlerdeki park bahçe atıkları ve yeşil hal atıklarından değil, atıkların toplanmasının zor olduğu, büyük ve küçükbaş hayvanların bolca bulunduğu kırsal alanlarda çok düşük maliyetli lokal biyogaz sistemlerinin kurulması mümkündür. Özellikle fermantasyon için gerekli dış ortam sıcaklığı olan 36 oC'nin yaz aylarında kolayca ulaşıldığı güney bölgelerinde yaşayan, az sayıda büyükbaş hayvana sahip küçük çiftçilerin hayvan dışkıları, foseptiği kullanarak tuğladan yapılmış basit bir sistemle (Şekil 5) biyogaz elde etmesi ve bu gazı evlerde ve tesislerinde kullanması için gerekli olan yatırım, kazanılacak ekonomik ve çevresel fayda ile kıyaslandığında çok düşük kalmaktadır.

Büyükşehirlerin hal ve park bahçe atıklarının yönetilmesi ve bertarafı için biyogaz tesisleri etkin bir atık yönetim sürecidir. Ancak biyogaz sistemlerinin tek tip atıklarla çalıştırılması uygun olması nedeni ile karışık atıklarda verimlilikleri daha düşüktür.

1 m3 biyogazın sağladığı ısı miktarı 4700-5700 kcal/m3'dir. 1 m3 biyogazın enerjisi; 0,62 litre gazyağı, 1,46 kg odun kömürü, 3,47 kg odun, 0,43 kg bütan gazı, 12,3 kg tezek ve 4,70 kWh elektrik enerjisine eşdeğerdir. 1 m3 biyogaza 0,66 litre motorin, 0,75 litre benzin ve 0,25 m3 propan eşdeğer yakıt miktarlarıdır.

ATY (Atıktan Türetilmiş Yakıt): Günlük hayatta sadece organik atıklar oluşmamaktadır, sanayiden ve yine evlerimizden kısacası yaşam faaliyetlerinden kaynaklanan, organik olmayan ve değerlendirilmesi gereken birçok atık oluşmaktadır. Bu atıkların geri kazanılabilenlerinin geri kazanılması, geri kullanılması veya enerji içeriği olanların ise birlikte yakılarak çimento fırınlarında değerlendirilmesi mümkündür. İşte bu noktada atığın hazırlanması ve ön işlem görmesi gerekmektedir.

Şekil 6: ATY Üretim Tesisi

ATY, atıklardaki yanmaya uygun olmayan metal, kum, cam gibi inorganik maddelerin ayrıştırılmasından sonra geri kalan yanabilir atıkların hem fiziksel hem de kimyasal olarak belirli kompozisyonda ve tane boyutunda parçalanmış atıklara verilen isimdir.

Belediye atıklarından ATY üreten bir tesiste gelen atıklar ya biyolojik kurutma (Şekil 7) ile parçalanmaya hazırlanır ya da ön işlem tesisinde farklı şekilde kullanılmak üzere ayrılırlar. Şekil 6'te görülebilecek tipik bir ATY üretim tesisinde, tesise ulaşan ve organik kısımları kurutulmuş ya da ayrıştırılmış atıklar, öncelikle ön kırıcıda ayrıştırılabilecek boyuta gelecek şekilde parçalanır.

Şekil 7: Biyo-Kurutma Tesisi

Ön kırıcıdan geçirilen atıklar içindeki demir içeren parçalar mıknatıs yolu ile ayrılır. Daha sonra kum, seramik, cam, taş, toprak gibi yanmayacak inert malzemeler, daha sonra inşaatlarda dolgu malzemesi olarak kullanılmak üzere veya düzenli depolamalara gönderilmek üzere ayrıştırılırlar. Mıknatıs ile tutulamaya bazı metaller ise (Aluminyum, Çinko, Bakır vb.) manyetik separator ile ayrıştırılarak ekonomiye tekrar kazandırılır. Kalan atıklar içerisindeki polimerik olan ve enerji içeriği olarak zengin olan atıklar son kırıcıda 30 mm boyutuna kadar kırılır. Üretilen ATY nin genelikle Evsel ve Endüstriyel atıktan üretimiş olmasına göre ısıl enerjileri, Cl içerikleri ve nemleri farklılık gösterir. Evsel ATY (SRF - Solid Recovered Fuel) 3000-3500 kcal enerji muhtevasına sahip iken, endüstriyel atıktan üretilen ATY'de (RDF - Refused Derived Fuel) ise yaklaşık 4.000 - 4.500 kcal enerji içeriği bulunmaktadır. Buna su muhtevası (nem içeriği) açısından da bakılacak olur ise SRF'de %20, RDF'de ise %10 civarındadır. ATY'yi kullanacak tesisin kullanım yerine ve amacına göre boyutlarda farklı üretimler de yapılabilmektedir.

Tablo 1: Farklı fosil yakıtların yaklaşık ATY eşdeğerleri. Gelen atığın kalitesine bağlı olarak bu değerler değişir.

ATY üretim tesisleri bir yandan alternatif yakıt üretirken bir yandan da atıklar içerisinde bulunan farklı malzemeleri sınıflandırarak bu maddelerin tekrar kullanımına ya da geri dönüştürülmesine olanak sağlar. Belediye atıklarından üretilen 1.7 ton ATY'nin yanarken verdiği enerji, yaklaşık olarak 1 ton pet-kok kömürünün yanarken verdiği ısı enerjisine eşdeğerdir. Bu durum ATY'nin pet-kok yerine kullanılabileceğini göstermektedir. Buna karşılık ATY'nin yanması sonucu çıkan CO2 miktarı fosil yakıtlara göre çok azdır (Tablo 2). ATY kullanımı ile sera gazı azaltımı yani CO2 azaltımı yapılmaktadır.

Tablo 2: Yakıt CO2 Emisyonları

Atıklardan elde edilen yakıt, hem yerel hammaddeler kullanılarak üretilebilen hem de fosil yakıtlara göre daha temiz olan bir yakıt türüdür. ATY kullanımı ile fosil yakıt kullanımı minimize edilmektedir. Ancak üretilen yakıtın kalitesi büyük oranda gelen atığın içeriğine bağlıdır. Ülkemizin büyük şehirlerinde üretilen atıklar yüksek ısıl değere sahip ATY üretimine uygundurlar. Örneğin günde 3,000 ton civarında atık üreten bir şehrin atıklarının işlenmesi sonucu elde edilecek ATY'nin kabaca eşdeğeri günlük 500 - 600 ton kok kömürüdür.

Sonuç

Enerji kullanımının yoğun olduğu çimento sektörü için alternatif enerji kaynaklarının önemini mali ve çevresel konular olmak üzere iki ana başlık altında toplayabiliriz.

Ülkemizin her bölgesinde hali hazırda kurulu olan, ilave arıtma üniteleri gerektirmeyen, yanma sonucu ortaya çıkan baca gazı emisyonlarının sürekli ölçüm cihazları ile takip edildiği ve beraber yanma sonucunda herhangi bir atığın ortaya çıkmadığı çimento fabrikalarında atık geri kazanım potansiyelinden azami ölçüde yararlanılması ve sektörümüzün atık yönetiminde çözüm ortağı olarak görülmesi büyük önem taşımaktadır. Ancak bu önemli kaynağın bu güçlü kullanıcılar tarafından kullanılabilmesi için hem bazı yasal düzenlemeler hem de bazı küçük teşvikler gerekmektedir.

Buna rağmen, belediyelerimizin bu değer katılmamış değerleri geçekten birer hazine olarak görmesi, yatırımcının önünde bir engel olarak durmaktadır. Öncelikle bu konuda; belediyelerimizin kullanıcıları atık problemi konusunda çözüm ortağı olarak görmesi ve bu değer katılmamış hazineyi değerlendirmek üzere paylaşması gerekmektedir. Bu amaçla çeşitli iş modelleri oluşturulmalıdır. Ülkemizde bu amaç ile oluşturulmuş çalışan hali hazırda birkaç iş modeli de mevcuttur.

Ülkemizdeki atıkların Türk çimento sektöründe alternatif kaynaklar olarak geri kazanımının arttırılabilmesi, Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği'nin de sektör adına son derece önemsediği bir konudur.

Çimento sektöründe 2017 yılında yaklaşık olarak 758.111 Ton ATY kullanılmış olup, miktar karşılığında ise yaklaşık 300.000 ton fosil yakıt tasarrufu yapılarak %4,7'lik ısıl yer değiştirme yapılmıştır. Sektör, yapılacak olan yatırımlar ile bu ikame oranını daha yukarıya çıkarmayı hedeflemektedir. Sektör içinde birçok fabrikamız ısıl yer değiştirmeyi maximize ederek enerji maliyetlerini düşürmeye çalışmaktadır. Bu bağlamda 2019 yılı da tüm sanayi tesisleri için maliyetlerin kontrol altında tutularak sürdürülebilirliğin sağlanacağı bir yıl olacaktır. Toplam maliyetin %65'i enerji maliyeti olan Çimento sektöründe ise enerji maliyetlerini düşürmek ayrıca önem arz eden bir süreçtir.

Gelecek kuşaklara temiz ve sağlıklı bir çevre bırakmak, çöp dağlarında boğulmamış şehirlerde yaşayabilmek için; artan atık probleminin çözümünde tüketicilerin atık üretimi konusunda bilinçlendirilmesi, geri dönüşüm oranlarının artırılmasından sonra, 'atıklardan enerji olarak faydalanmak' önemli bir basamak olarak karşımızda çıkmaktadır.

Ülke olarak bu önemli enerji kaynağını değerlendirmeye başlamış olsak da, şehirlerimizin çöplüklerinde, kendi kendine çürümeye bırakılmış 'enerjisi olan atıklar, yani olduğu yerde bir değeri olmayan ama değerlendirildikten sonra kullanılmayı bekleyen değerler hala mevcuttur.

2019 yılının; hatalarımızı tekrar etmediğimiz, atıklarımıza değer kattığımız sağlıklı, mutlu ve başarılı bir yıl olması dileğiyle.

Galip TEKİNER

Alternatif Kaynak ve Çevre Yönetimi Direktörü

OYAK Çimento Beton Kağıt Grubu